Galatasaray’da bir dönem yönetim kadrosunda görev alan Bülent Tulun ile randevumuz var bugün…
Bülent Tulun esasında ekranın da müdavimlerinden.
1992′den bu yana ekranlardan tanıdığımız Tulun,
“MEKTEPLİ OLMAYAN BAŞKAN OLAMAZ TEZİ ÇÖKTÜ”
- Kulüp içinde öteden bu yana devam eden “Mektepli-Mektepsiz” tartışması neden kimi aralıklarla gündeme gelir? Galatasaraylı olmak için mektepli olmak önemli midir?
“Tabii ki bir etkendir. Ama Galatasaray yönetiminde bulunmuş birçok başkan mektepli değildir. Adnan Polat mektepli başkan değil evet, ama ilk ve tek değil. Yedek üyelikten gelip başkanlık yapmış olan birçok isim vardır. Ali Uras, Alp Yalman, Faruk Süren… Yedek üyelikten gelmelerinden dolayı yönetimi yakından takip eden, işin içinden, konulara vakıf bir donanımla başa geldiler. Son 6 başkanın 4′ü mektepli değildir.”
- Hagi’nin transfer edildiği dönemde siz kulüpteydiniz, neler yaşandığını bir de sizden dinlesek…
“Hagi’nin transferi gündeme geldiğinde, yaşının ilerlemiş oluşu bir antipati yarattı elbette. Bunun haricinde söylentiler çıktı. ‘Alkol tüketimi fazla’ dendi, ‘agresif, sorun çıkaran bir insan’ dendi… Faruk Bey (Süren) istikrarlı bir insandır, bu söylentilere kulak asmadan transferi gerçekleştirdi. Hagi kulübe geldi. Bırakın içkiyi, adam kola dahi içmiyor. Ama yaş konusu o dönem fazlasıyla konuşuldu. Popescu 30′unda geldi, Taffarel ise Galatasaray’a transfer olduğunda 32’sindeydi. Bunlar kendilerine iyi bakan sporculardı. Beslenmeleriyle, kondisyonlarıyla yaşlarına rağmen performanslarını korumuş insanlardı. Kulüp de bu transferlerinin karşılığını aldı. UEFA Kupası’nda yaşından dolayı eleştirilen isimlerin katkısını kim inkar edebilir?..”
“BİZ HANCIYIZ, MAL BİZİM!..”
- Siz bu ekibi oluştururken ileriye yönelik durumları göz önünde bulundurdunuz mu?…
“Bu hesaplanamaz bir şey. Futbolcunun kendi kalitesi ve adaptasyonu çok önemlidir. Bu adaptasyon takıma olduğu kadar ülkeye ve kültüre de uyumu kapsar. Benim görüşüm bize en yatkın futbolcular Balkan kökenlilerdi. O da yaprak sarması yiyor bizim futbolcu da. Ayranı biliyor hiç olmazsa. Buradan bir saatte evine memleketine gidebiliyor. Brezilyalı öyle değil. Buraya gelir, dilinizi bilmez. Ama Balkan ülkelerinde birçok ortak anlatım, kelime söz konusudur. Kültürel yakınlığımız yadsınamaz. Ve bize UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı getiren bir aile olmak, aile bilincine erişebilmek, alt yapıdan gelen çocuklarımızla bu ustaları kaynaştırabilmektir.”
- Galatasaray’dan ayrılışınızda bir kırgınlık var mı?
“Yok, hayır kırgın değilim. Bir tanım vardır; yolcular ve hancılar… Biz hancıyız, mal bizim. Bu bir yaşam biçimidir bizde. Kırgın olmak gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Eğer çağrılırsak yeniden görevin başına geçeriz. Ama son dönemlerde çok yanlış bir düşünce var ortada. ‘Galatasaray yönetimi mekteplilerin ‘ diye. Yok öyle bir şey… Başkanlık konusunda olsun, diğer konularda olsun. Bu büyük bir yanılgı. Az evvel bahsettim. Son 6 başkanın 4′ü mektepli değil. Bu biraz da Galatasaray’ın tüzüğündeki bir iki maddeden dolayı bu şekilde anlaşılıyor. Üye alma öncelikleri vardır. A Grubu: Galatasaray Liseliler, B Grubu: üye eşi ve çocukları, C Grubu: Sporu Galatasaray’da bırakmış sporcular ve diğerleri…Şu an Galatasaray’ın kayda açık üyesi yüzde 48′i liseli, yüzde 52 ise liseli değil. Galatasaray’ın şu anki yönetiminde liseli olmayanlar 15 kişi, liseliler ise sadece 4 kişi.”

“BÜLENT’E GÖNDERİLEN MEKTUP DAHİ GERİ GELDİ”
- Kulübün eski oyuncularına karşı vefasızlığı bir gelenek haline getirme yolunda olduğuna katılıyor musunuz?
“Hayır, katılmıyorum… Biz oyuncularımıza jübile teklif ettiğimizde onlar futbol oynama devam kararı aldılar, transfer oldular. Yani biz onlara bu teklifi sunduk. Ama onlar geri çevirdi, top oynamak istediler. Bülent’e (Korkmaz) Özhan Canaydın’ın davetini ilettim. Milli maç kampına gidiyordu. kamptan geldi, ortalıktan kayboldu. Sonunda Başkan Canaydın, Bülent’e iadeli taahhütlü mektup yazdı, ‘Seninle görüşmek istiyorum’ diye. Ama mektup geri döndü. Belki ‘Gel menajerlik yap, altyapı da çalış’ diyecekti…”
“HAKAN’A OYNAMA DİYEMEZSİN!..”
- Hakan Şükür de yönetimin teklifini kabul etmedi, oynamak istedi…
“Hakan Şükür de ise durum daha farklı basından bildiğim kadarıyla. ‘Hakan, bu kulübün sembolüdür, canı ne kadar isterse oynar’ dendi, daha sonra kulüple yolları ayrıldı. Ergün olayında ise ‘Sana jübile yapalım’ dendi, o da ‘Ben top oynamak istiyorum’ dedi. ‘Ee oynama!’ diyemezsin… Metin Oktay, Can Bartu, Turgay Şeren zamanında vardı jübile. Ama artık herkesin kendi planları var. Ben en son Fatih Terim’in jübilesini hatırlıyorum.”

- Siz yönetimdeyken takımda oynatmak isteyip de alamadığınız, içinizde kalan isimler var mı?
“Robert Pires… O zamanlar Arsenal’de oynuyordu. Çok istedim, uğraştık, olmadı. Ailevi problemleri vardı. Geldi gitti, bayağı bir oyalandık. Ayrılmamdan iki hafta evvel Laurent Robert ile uğraşıyorduk. Benfica da oynuyordu o sıra… Yeni yönetim kendi adına transferler yapmak istedi. Carrusca alındı, o da bir sene kadar dolandı Galatasaray’da!.. Ondan sonra zorla Meksika da kiralık. Şu an Meksika liginde daha iki kere oynadı. O derece ciddi bir oyuncu (!).. Meksika Ligi, Türkiye Ligi’nin yanında nedir Allah aşkına? Geçen devre arasında maliyeti 4 ay için 1 milyon dolara gelen Ahmed Barusso transfer edildi, bir 45 dakika, bir de 17 dakika oynadı. İsmail Bouzid desen ayrı.. Bunlar hep hata. Bunları söylemek lazım. Bu hatalar para demek tabii. Geçen sezon hatırlıyorum. 11 futbolcu sahada 7 oyuncu yedek kulübesindeydi. Bunların 3′ü yabancıydı. Galatasaray yabancı oyuncu alıyorsa bençte oturtmamalıdır.”
- Geçtiğimiz sezon Galatasaray’ın deneyimli hocası Feldkamp ‘yaşlı’ olduğu gerekçesiyle eleştirilirken, bugün aynı durum Fenerbahçe için söz konusu… ‘Yaş mevzuu’nu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Genç hocaları severim, dinozorlardan iyidir. Aragones ya da başka amcalar olsun, onlar bilge adam olmalılar. Antrenörlük yapmasınlar artık… Fenerbahçe için Aragones doğru bir tercih değil. Daha dinamik daha hırslı genç isimler lazım. Futbolcular hocalarını sevmek zorunda değilller ama saymak durumundalar. Bu şu kriterlere bağlı. Genel gorüş ya ‘iyi futbolcuydu, iyi antrenördü’ ya da, ‘Hem iyi topçuydu hem de iyi antrenördü’ gibi. Gerets’i oyunculardan hepsi sevmezdi ama, oyuncuların hepsi onu sayardı.”
“YETKİLİ BEN OLSAYDIM, EMRE’Yİ ALMAZDIM”
- Emre Belözoğlu Galatasaray’da yetişmiş bir isim. Galatasaray ile de özdeşleşmiş. Hal böyleyken Emre, Fenerbahçe’yi tercih etti. Son dönemdeki Emre’yi ve transferini nasıl değerlendiriyorsunuz?..
“Bu tür konulara ılımlı yaklaşmakta fayda vardır. Artık bu çocukların oyuna profesyonel yaklaşmaları lazım. Bu durum Rüştü’de de yaşandı. Mesela Fenerbahçe ile bütünleşmişken Beşiktaş’a geçti. Takım arasında artık bunlar tabu olmaktan çıkmalı. Birbirlerinden antrenör dahi transfer etmeliler. Ama olayın öncesine dönersek, ben aslında Emre’yi Newcastle’dan Galatasaray’a almazdım. Son 4-5 senedir artık sürekliliği olmayan bir oyuncu. Çok sık sakatlanıyor. 4.5 milyon pound bonservisine, 3.5 milyon Euro da kendine fazla bir meblağ. Böyle rakamlar yok. Açık söylüyorum, ben almazdım. Geçen sene 68 maçta Emre 11 kez oynamış. Ben o dönem Galatasaray’daydım, Okan ve Emre’nin gidişi zaten hiç centilmence değildi. Daha fazla detaya girmek istemiyorum.”

- Aziz Yıldırım’ın da açıklama sırasında Emre’nin yanında olması konusunda ne düşünüyorsunuz?
“Bunlar olumlu hareketler. Oyuncusunu sahiplenmektir. Hatırlarsınız Emre 1999′da talihsiz bir trafik kazası yapmıştı. Bunun üzerine Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Fenerbahçe tribünlerinde birtakım Fenerbahçeliler ‘Katil Emre’ diye pankart açtı. Bunlar unutulmadı tabii. Aziz Yıldırım da bunun gibi tatsız olayların önünü almak için taraftarından gelebilecek olumsuz tepkileri önlemek adına açıklama sırasında Emre’nin yanındaydı. Şık bir hareketti.”
- Halef selep olduğunuz Adnan Sezgin’in Galatasaray’daki çalışma sistemini nasıl değerlendiriliyorsunuz?
“Adnan Sezgin çok yetkili. Başkan yetkisiyle çalışıyor. Bence Galatasaray’da yapılan operasyonların yüzde 99′unu bizzat Adnan Sezgin yapıyor. Necati sebebi bilinmeyen bir şekilde kenara atılmışsa bunun sorumlusu Adnan Sezgin’dir. Bunun kararını Andan Polat vermez…”
- Neden? Çok iddialı sözler bunlar…
“Çünkü, Adnan Polat, Adnan Sezgin kadar içinde değil. Adnan Sezgin empoze ediyordur Polat’a. Çünkü, Sezgin Florya’da yaşıyor. Bir ordu savaşa gidip kaybediyorsa, general tabii ki sorumludur, ama birinci sorumlu başbakandır. Çünkü kaybeden ülkedir. Başbakan buna da hesabı sorar. Galatasaray büyük kayıplara uğrarsa tabi ki Adnan Polat eleştirilir. Ama şu anda bütün kararları Adnan Sezgin veriyor.”
“CAMİA FATURAYI SEZGİN’E DEĞİL, POLAT’A ÇIKARIR”
- Adnan Polat yıllara Futbol Şube Sorumluluğu’nu yürüttü. Bir dönem uzak kaldı. Acaba o nedenle mi Adnan Sezgin’e bu kadar yetki verdi?
Adnan Sezgin 1994′te idare menajer olarak kulübe getirildi. Dostlukları başladı. Faruk Süren geldiğinde Adnan Sezgin ayrıldı, İstanbulspor’a gitti. Bu kadar yetki verildiğine göre hesap da sormalısınız.”
- Sorulmuyor mu sizce?
“Fikrim yok.”

- İlerleyen haftalarda bunu da öğreniriz…
“Çünkü, yetkiyle birlikte sorumluluk da başlar. Sorumluluk olmadan yetki olmaz. Ama camia bu faturayı Adnan Sezgin’e çıkarmaz. Yönetime, dolayısıyla Başkan’a çıkar. Bizdeki sistem yanlış. Siz Manchester United’ın başkanını tanıyor musunuz?.. Arsenal kulübünün bir başkanı var, Peter Hill-Wood. Görevi, halka açık şirketin bütçesini yapmak, kendisine ve külübe para kazandıran adamları göreve getirmek, yetki vermek. Bütçelerini tutturamadıklarında da görevlerine son vermek. Arsenal’de kimi tanıyorsunuz? Arsene Wenger…. Manchester United’dan kimi tanırsınız? Sir Alex Ferguson… Patron o… Başkanı yok mu bu kulüplerin? Var tabi, ama başkanın asıl vazifesi ‘Ahmet’i mi alalım, Mehmet’i mi gönderelim’ değildir.
***
Kendine has görüşleriyle, sözü sakınmadan sarfeden tavrıyla farklı detaylara temas ediyor Bülent Tulun.
Belki de hepimizin evimizde, arkadaş sohbetlerinde konuştuğumuz şeyleri rahatlıkla ifade ediyor.
Hani, ‘Bilmek ayrı, dillendirmek ayrıdır’ sözü vardır ya…
İnanın şu an kulaklarımda çınlıyor.
Ama Bülent Tulun’un da bu sözleri çeşitli noktalardan yankı bulacakmış gibi görünüyor bana.
Elçiye zeval olmaz…
Röportaj: Saadet ÖZCAN
Avrupa Fatihi geri döndü! UEFA Kupası ve Süper Kupa’yı aldıktan sonra Avrupa arenasında eski günlerini aratan Galatasaray, Ali Sami Yen’de Yunan ekibi Olympiakos’u 1-0 mağlup ettikten sonra, gruptaki ikinci maçında da Portekiz ekibi Benfica’yı deplasmanda 2-0 mağlup etti. Luz Stadı’nda ilk yarısı 0-0 sona eren karşılaşmada temsilcimize galibiyeti getiren goller 52. dakikada Emre Aşık ve 69. dakikada Ümit Karan’dan geldi. Galatasaray maçın başından sonuna kadar, rakibine oyun olarak büyük bir üstünlük sağladı ve Portekiz gibi zorlu bir deplasmanda hakettiği bir galibiyet aldı.
Galatasaray bu galibiyetle puanını 6′ya çıkartırken, Benfica 1 puanda kaldı. Galatasaray bu galibiyetle, Fenerbahçe ile oynayacağı derbi maçından önce de moral bulmuş oldu.
CİM BOM’UN İLK GOLÜ SÜRPRİZ BİR İSİMDEN…
Galatasaray, Benfica deplasmanında aradığı golü 52. dakikada savunmasını deneyimli ismi Emre Aşık ile buldu. Sarı-kırmızılı temsilcimiz Emre ile bulduğu golden bir dakika önce Milan Baros ile çok net bir fırsattan yararlanamadı. Lincoln’ün pasında Baros savunmanın arkasına çok iyi hareketlendi, kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda şutu kaleciye çarpıp kornere çıktı. Galatasaray, korneri Lincoln ile kullandı, ceza sahasına Lincoln’ün yaptığı ortayı Servet indirdi, Emre Aşık boş kaldı ve düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 0-1.
ÜMİT KARAN SAHNEDE…
Galatasaray’ın golcü oyuncusu Ümit Karan Benfica tribünlerini şok eden ikinci gole imza attı. 69. dakikada Ayhan ile başlayan atakta, Ayhan sol kanattan bindiren Arda’ya mükemmel bir pas verdi. Arda bekletmeden kafa ile penaltı noktasına harektelenen Ümit’e topu gönderdi, Ümit de şık bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 0-2.
GALATASARAY ÇOK İYİ BAŞLADI…
Galatasaray, Portekiz deplasmanında Benfica karşısında oyuna çok hızlı başladı. Henüz 2. dakikada Lincoln ile gole çok yaklaşan Galatasaray, bir dakika sonra da Ümit Karan’la çok net bir fırsattan yararlanamadı. Bu pozisyonların şokunu Benfica ancak 10. dakikadan sonra atabildi. Hayli tempolu ve seyir zevki yüksek olan mücadalede, iki takım da çok önemli fırsatlardan yararlanamadı. Galatasaray’da Ümit Karan forvette tek yer alırken, Baros sağ kanattan getirdiği toplarla Ümit’e destek olmaya çalıştı. Orta sahada çok çalışan sarı-kırmızılı temsilcimiz, rakibe rahat oyun kurma fırsatı vermedi.
DE SANCTİS MÜTHİŞ ÇIKARTTI…
Galatasaray’ın İtalyan kalecisi Morgan De Sanctis, ilk yarıda çok net bir pozisyonda müthiş bir kurtarış yaptı ve Galatasaray’ın geriye düşmesine izin vermedi. 37. dakikada sol kanattan gelişen Benfica atağında, ceza yayı üzerine yapılan ortaya David Souza gelişine mükemmel vurdu, De Sanctis yere de çarpan bu sert şutu aynı güzellikte kornere çeldi.
OYUNUN TEK HAKİMİ GALATASARAY…
Galatasaray ikinci yarıda oyunun tek hakimiydi. Sarı-kırmızılı oyuncular soğukkanlı futboluyla, ayağa paslarla rakibini bozdu. Galatasaraylı futbolcular neredeyse hiç bir topu bilinçssiz kullanmadı, kanatları Arda ve Sabri ile etkili kullanan temsilcimiz ilk golü bulduktan sonra da geriye çekilmedi. Oyun anlayışını aynen sürdüren Galatasaray, ikinci golü de çok güzel bir organizasyon ile buldu. Galatasaray’ın orta sahası kusursuz bir maç çıkarttı, başta Arda ve Lincoln olmak üzere Ayhan, Sabri, Emre Aşık ve Ümit Karan en çok sivrilen isimler oldu.
FLORES’İN DEĞİŞİKLİKLERİ BİLE CİM BOM’U DURDURAMADI…
Benfica Teknik Direktörü Sanchez Flores, Galatasaray 1-0 öne geçtikten sonra 8 dakika içinde oyunu değiştirebilmek için üç değişikliğe birden gitti. 57. dakikada Reyes’in yerine Aimar’ı, 61. dakikada Nuno Gomes’in yerin Cardozo’yu ve 65. dakikada da Yebda’nın yerine Martins’i oyuna aldı ancak bu değişiklikler bile Galatasaray’ın güzel futbolunu ve gollerini engellemeye yetmedi.
TEK FORVET ÜMİT KARAN…
Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, UEFA Kupası (B) Grubu’nda Benfica ile oynanan karşılaşmada kadroda zorunlu revizyona gitti. Sürekli ilk 11′de oynayan Kewell’ın Gaziantepspor ile yapılan lig maçında sakatlanmasının ardından, forvette oynayan Baros’u sağ kanada çeken Skibbe, ileride Ümit Karan’a yer verdi. Lincoln ise zaman zaman orta sahadan forvete yardımcı oldu.
YEDEKLERİN ÇOĞU TECRÜBESİZ…
Galatasaray’da sakat futbolcuların çokluğu nedeniyle Benfica maçı kadrosunda yedek olarak çoğunlukla genç ve tecrübesiz oyuncular bulundu. Kadroda yedek olarak kaleci Aykut’un yanı sıra, Yaser, Serkan, Alparslan, Volkan, Murat ve Mehmet Güven yer aldı.
MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)
2. dakikada Arda’nın pasında topla ceza sahasına giren Lincoln, sol çaprazda rakibinden sıyrılarak vuruşunu yaptı. Kaleye giden topa son anda ayak koyan Benfica defansı, meşin yuvarlağı kornere attı.
3. dakikada soldan hareketlenen Arda’nın yerden pasında defansın arkasına sarkan Ümit Karan, kaleci Quim’le karşı karşıya kaldığı pozisyonda topa dokunamadı. Meşin yuvarlak, yandan auta çıktı.
10. dakikada Reyes’in ara pasında ceza sahasında topla buluşan Nuno Gomes’in içeriye çevirdiği topa, Servet müdahale etti. Dönen topu Nuno Gomes, bir kez daha ortaladı, Galatasaray defansı tehlikeyi uzaklaştırdı.
20. dakikada orta sahadan gönderilen uzun pasla defansın arkasında sarkan Suazo, sol çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra vuruşunu yaptı, top uzak direğin dibinden az farkla auta çıktı.
26. dakikada Sabri’nin sağdan ortasında ceza sahası içinde Ümit Karan, geriye doğru aşırtma bir kafa vuruşu yaptı. Kaleci Quim, yatarak topu kontrol etti.
37. dakikada sağ kanattan Di Maria’nın ortasında ceza sahasında Suazo vole vurdu. Yere çarpan topu kaleci De Sanctis son anda kornere çeldi.
MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)
51. dakikada Lincoln’ün pasında topla ceza sahasına giren Baros, kaleci Quim’le karşı karşıya kaldı. Baros’un yerden vuruşunda, Quim topu kornere çeldi.
52. dakikada Lincoln’ün sağdan kullandığı kornerde ceza sahasında kafalardan seken topa son olarak kale önünde Emre gelişine düzgün vurdu. Meşin yuvarlak, ağlarla buluştu. 0-1
62. dakikada Sabri sağdan hızla ceza sahasına girip son çizgiye indikten sonra ortası yaptı. Kale önünde Arda müsait durumda iyi vuramadı.
69. dakikada Ayhan’ın aşırtma pasında ceza sahası sol çaprazında Arda, kafayla topu Ümit Karan’ın önünde indirdi. Ümit, kaleci Quim’le karşı karşıya kaldığı pozisyonda, yerden bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-2
STAT: Estadio Da Luz
HAKEMLER: Martin Atkinson, Peter Kirkup, Mo Matadar (İngiltere)
BENFICA: Ouim, Pereira, Luisao, Sidnei, Riberio, Di Maria, Katsouranis, Yebda (Carlos Martins dk. 65 ), Reyes (Aimar dk. 58 ), Nuno Gomes (Cardozo dk. 61 ), Suazo
YEDEKLER: Moreira, Urreta, Binya, Miguel Vitor
TEKNİK DİREKTÖR: Quique Sanchez Flores
GALATASARAY: De Sanctis, Sabri, Servet, Emre Aşık, Hakan Balta, Lincoln, Meira, Ayhan, Arda (Volkan dk. 90+4 ), Baros (Mehmet Güven dk. 82 ), Ümit (Yaser dk. 86 )
YEDEKLER: Aykut, Serkan Kurtuluş, Alpaslan, Murat Akça
TEKNİK DİREKTÖR: Michael Skibbe
GOLLER: Emre Aşık (dk. 52), Ümit (dk. 69)
SARI KARTLAR: Pereira, Suazo, Luisao (Benfica), Servet, Ayhan (Galatasaray)
Bu sezon bir türlü beklenen performansı sergileyemeyen ve geçen seneyi mumla aratan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi üçüncü maçında İngiliz devi Arsenal’e Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı’nda 5-2 mağlup oldu.
Arsenal’e galibiyeti getiren goller, karşılaşmanın 10. dakikasında Adebayor, 11. dakikasında Walcott, 21. dakikada Diaby, 50. dakikada Song ve 90+3. dakikada Ramsey’den geldi. Temsilcimiz Fenerbahçe’nin gollerini ise 19. dakikada Silvestre (kk) ve 79. dakikada Güiza kaydetti. Devler Ligi’ndeki ilk maçında Porto deplasmanından puansız dönen, ikinci maçında ise Dinamo Kiev ile sahasında golsüz berabere kalan Fenerbahçe, Arsenal’e mağlup olarak gruptan çıkma şansını mucizelere bıraktı.
Avrupa Şampiyonlar Ligi (G) Grubu’ndaki 3. maçında Kadıköy’de İngiltere’nin Arsenal takımıyla karşılaşan Fenerbahçe, 15 maç aradan sonra ilk kez Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı’nda mağlubiyet tatı. Özellikle son iki sezondur yaptığı maçlarda saha ve seyirci avantajını iyi kullanarak başarılı bir grafik çizen sarı-lacivertliler, 2005-2006 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde Milan (23 Kasım 2005) karşısında aldığı 4-0′lık mağlubiyetin ardından, Kadıköy’de yenilgi yüzü görmemişti.
KAZIM BİLMECESİ! SEMİH KANATTA
Fenerbahçe’nin, Avrupa Şampiyonlar Ligi (G) Grubu’nda İngiltere’nin Arsenal takımıyla yaptığı maçta, sarı-lacivertli ekipte Kazım sürprizi yaşandı. Kocaelispor maçından sonraki antrenmanlarda yer alırken, teknik direktör Luis Aragones tarafından sürpriz bir biçimde, karşılaşmada 18 kişilik maç kadrosuna dahi alınmadı. Aragones, Kazım’ın yerine Arsenal maçında Maldonado’ya ilk 11′de görev verirken, Fenerbahçe’de orta alanın sağında Semih görev yaptı. Sakatlığı nedeniyle maçta oynayıp oynamayacağı karşılaşmanın başlama saatinde belli olacağı açıklanan Gökhan, ilk 11′de sahaya çıktı. Sarı-lacivertli ekipte Can ve Tümer’in yanısıra, Deivid ve Vederson da kadroya alınmadılar.

ARSENAL TEK SANTRFOR
Arsenal, Fenerbahçe karşısında sakatlıkları bulunan 3 oyuncusundan yoksun mücadele etti. İngiliz ekibin kadrosunda, sakatlıkları olan William Gallas, Bacary Sagna ve Kolo Toure yer almadı. Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger, Fenerbahçe karşısında takımını tek forvet düzeninde sahaya sürdü. Orta alanı kalabalık tutan Wenger, forvette Adebayor’a görev verirken, Van Persie yedekler arasında yer aldı.
AH UĞUR BORAL! O GOL OLSAYDI…
Tüyler diken diken eden bir uğultu eşliğinde başlayan maça Fenerbahçe oldukça baskılı ve istekli başladı. Özellikle Gökhan Gönül’ün bulunduğu sağ kanadı bir makine düzeninde kullanmaya başlayan temsilcimiz, maçın henüz 4. dakikasında akıllara durgunluk veren bir gol pozisyonundan yararlanamadı. Pozisyonun başrollerinde Uğur Boral ve Almunia vardı! Sağ kanattan Gökhan ortaladı, altı pasın çaprazından Uğur Boral sert vurdu kaleci Almunia son anda parmaklarının ucuyla meşin yuvarlağı dışarı yolladı. Dakikalar ilerledikçe kendi yarı sahasına kapanan ve kontraataklarla Fenerbahçe kalesini yüklenmeye başlayan Arsenal ise Adebayor ve Walcott’un uzaktan attığı şutlarla etkili olmaya çalıştı.
BİR ANDA ŞOK OLDUK!
Temponun ve heyecanın bir an olsun düşmediği karşılaşmada ne olduysa 10. dakikadan sonra oldu! Defans hattını orta sahaya yanaştıran ve savunmada derin boşluklar veren temsilcimiz Fenerbahçe’ye cezayı kesen isim Adebayor oldu! Golden tam iki dakika sonra Adebayor’un attığı golün bir kopyasını bu kez Walcott attı, yıkıldık.

Nefesimiz kesildi, şok oldu Kadıköy’de! Fenerbahçe iyi başladığı maçta bir anda 2-0 geriye düştü. ‘İki şok golden sonra’ toparlanmaya, morallenmeye çalışan temsilcimiz, önce Semih ile yokladı Almunia’nın koruduğu kaleyi ardından Güiza ile ama olmadı, yapamadık! Buz kestik Kadıköy’de! Uzun bir zaman vardı Fenerbahçe’nin önünde bir gol, diriliş anlamını taşıyordu Kadıköy’de… Dakikalar ilerledi 19′da Fenerbahçe Güiza-Silvestre yapımı bir gol buldu, skor 2-1 oldu. Umutlandık. Umutlarımız sadece 3 dakika sürdü. Bu kez Diaby havalandırdı fileleri, skor 3-1 oldu!
KAYSERİSPOR VE ARSENAL!
Tam bir korku tüneli! Fazla değil, sadece 4 kez Fenerbahçe kalesine gelen Arsenal, bunların 3′ü gole çevirdi! Biz bu filmi sanki Fenerbahçe ile Kayserispor arasında oynanan maçta da görmüştük! Star TV’de maçı anlatan Ertem Şener’in de dediği gibi, “Arsene Wenger sanki Kayserispor maçını izlemişti”. Goller ve hazırlanış tıpa tıp aynı. Fenerbahçe ve Luis Aragones dersini çalışmamış! Dakikalar 30′u gösterdiğinde Fenerbahçe Güiza ile golü buldu ama yan hakem ofsayt dedi, Kadıköy yıkıldı! İlk yarının son anlarındaki Fenerbahçe baskısı sonuç vermedi ve soyunma odasına istediğini alarak giden taraf Arsenal oldu.
GOL, TEPKİ VE SESSİZLİK
İkinci yarıya oldukça tutuk başlayan Fenerbahçe’de, ’savunma hattı korku saçmaya’ devam etti. Ne Lugano’nun hırsı ve baskısı vardı, ne de Edu’nun bitirici hamleleri. Kadıköy’de tanıyamadığımız bir Fenerbahçe vardı. Uzun zamandır ne bu kadar sönük bir takım seyrettik Kadıköy’de ne de bu kadar rahat bir konuk takım. Dakikalar 49′u gösterdiğinde bu kez Song çıktı sahaya, skor 4-1 oldu! Dramatik bir sahne… Hayal kırıklığı yaratan Fenerbahçe’de teknik direktör Luis Aragones, golden üç dakika sonra oyuna müdahale ederek Maldonado’nun yerine Ali Bilgin’i sahaya sürdü! Maldonado terk ederken yeşil zemini tribünlerden yükselen tepkiler, bir birikim, patlamaydı bir bakıma!

GERİ DÖNÜŞ ‘UMUTLARI’ VE TÜKENİŞ
Ali Bilgin’in oyuna girmesiyle Semih santrfora geçti, Fenerbahçe tek ön liberoya düştü. Oyuna istediği gibi yön veren ve Fenerbahçe yarı sahasında derin boşluklar bulan Arsenal, Fabregas ve Walcott’un keskin, uzun paslarıyla Lugano-Edu ikilisini tehdit etmeye başladı. Her pozisyondan adını duyduğumuz, iri cüssesini gördüğmüz Adebayor ise Volkan’ın hakim olduğu ceza sahasında avını bekleyen bir kurt gibi golü koklamaya başladı!
Morallerin ’sıfırın altına’ düştüğü karşılaşmada Fenerbahçe kanat organizasyonlarına ağırlık vermeye başladı. Alex sahada yoktu. -Vardı da yoktu.- Dakikalar 79′u gösterdiğinde Daniel Güiza çıktı sahneye ve jeneriklik bir gole imza attı, skor 4-2 oldu. Akıllarda ve gönüllerde hep o müthiş geri dönüşler, Sevilla ve Arsenal maçları vardı ama sahadan hiç olmadığı kadar inançsız, bitkin bir Fenerbahçe vardı! Bitiş düdüğünü beklerken, Arsenal 90+3′te Ramsey ile bir gol daha buldu ve tabeladaki skoru 5-2′ye getirdi. Biz yıkıldık! Olması gerekenler olmayınca Kadıköy’de Arsenal, istediğini alarak döndü Londra’ya…
MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)
4. dakikada Gökhan Gönül’ün sağdan altı pas içine gönderdiği topa çaprazda Uğur Boral yakın mesafeden sert vurdu top kaleci Almunia’den döndü.
5. dakikada Adebayor’un altı pas üzerinden sert şutunda top az farkla üstten auta gitti.
10. dakikada gelişen Arsenal atağında ceza sahası arkasına atılan topa hareketlenen Adebayor, topu yaklaşık 30 metre sürdükten sonra meşin yuvarlağı Volkan’ın sağından filelere gönderdi. 0-1
11. dakikada yine Fenerbahçe defansının arkasına atılan topa hareketlenen Walcott, kaleci Volkan’ı da geçtikten sonra topu filelere gönderdi. 0-2
14. dakikada Diaby’nin sağda ceza sahası içine yerden gönderdiği topa arkada direkte Nasri gelişine sert vurdu, kaleci Volkan topu kornere çeldi.
15. dakikada Guiza’nın sağdan ceza sahası içine yerden yaptığı ortaya penaltı noktası önünde Semih dokundu kaleci Almunia, üstüne gelen topu kontrol etti.
19. dakikada Alex’in soldan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içine gönderdiği topa Guiza dokundu Silvestre’ye çarpan top ağlarla buluştu. 1-2
21. dakikada çalımlarla soldan ceza sahasına giren Diaby’nin yerden şutunda top kaleci Volkan’ın yanından ağlarla buluştu. 1-3
31. dakikada Gökhan Gönül’ün ceza sahası çizgisi üstünde attığı şutta defansa çarpan topu önünde bulan Guiza’nın şutunda top ağlara gitti. Ancak Guiza topla buluştuğu anda ofsayt olduğu gerekçesiyle gol geçerlilik kazanmadı.
40. dakikada Alex’in defansın arkasına attığı topa hareketlenen Guiza’nın ceza sahasına girmeden attığı şutta top yandan auta çıktı.
42. dakikada Alex’in akıl dolu ara pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Guiza’nın şutunda tehlikeyi sezerek kalesinden çıkan Almunia yatarak topu kontrol etti.
45. dakikada Gökhan Gönül’ün ceza sahası sağ çaprazından attığı şutta top yandan auta gitti
MAÇTAN DAKİKALAR (İKİNCİ YARI)
49. dakikada Fabregas’ın soldan kullandığı serbest vuruşta ceza sahası içinde kafalardan seken topu arka direkte önünde bulan Song, topun gelişine sert vurdu, meşin yuvarlak kaleci Volkan’ın yanından filelere gitti. 1-4
67. dakikada gelişen Fenerbahçe atağında Guiza ceza sahası önünde topla buluştu, bu oyuncunun vuruşunda kalesinden çıkan Almunia’nın ayaklarına çarpan topu Edu sağ çaprazda önünde buldu. Edu’nun şutunda kale çizgisi üstünde Arsenal defansına çarpan topa sol çaprazda Uğur sert vurdu defansa çarpan meşin yuvarlak kornere çıktı.
78. dakikada Arsenal savunmasının arkasına atılan topa hareketlenen Guiza meşin yuvarlağı kaleci Almunia’nın üstünden aşırtarak filelere gönderdi. 2-4
90+4′de Ramsey’in ceza yayı önünde yerden sert şutunda direğe çarpan top filelerle buluştu. 2-5
STAT: FB Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Peter Fröjdfeldt, Henrik Andren, Magnus Sjöblom (İsveç)
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan (Burak Yılmaz dk. 79), Edu, Lugano, Roberto Carlos, Maldonado (Ali Bilgin dk. 52), Selçuk, Uğur, Ale, Semih, Guiza
YEDEKLER: Volkan Babacan, Yasin, Josico, Gürhan, İlhan Parlak
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
ARSENAL: Almunia, Eboue, Song, Silvestre, Clichy, Walcott (Djourou dk. 84 ), Fabregas, Diaby (Ramsey dk. 73), Denilson, Nasri, Adebayor (Vela dk. 86)
YEDEKLER: Fabianski, Bendtner, Gibbs, Van Persie
TEKNİK DİREKTÖR: Arsene Wenger
GOLLER: Adebayor (dk. 10), Walcott (dk. 11), Silvestre (dk. 19 K.K.), Diaby (dk. 21), Song (dk. 49), Guiza (dk. 78), Ramsey (90+4)
SARI KARTLAR: Song, Diaby (Arsenal), Selçuk, Lugano, Semih (Fenerbahçe)
Hedefini 20 Mayıs’ta Kadıköy’de UEFA Kupası olarak koyan G.Saray’da, Lincoln’ün form grafiği sarı-kırmızılı camiayı Olympiakos maçı öncesi umutlandırıyor.
Skibbe’nin de Lincoln’ü bu maç için özel olarak hazırladığı ve kendisiyle özel bir görüşme yaptığı öğrenildi.
Alman hocanın, Brezilyalı yıldıza “Trabzonspor maçında çok iyiydin ancak kırmızı kart sana yakışmadı. Haftada 3 maç oynuyoruz ve Eskişehir maçında cezalısın. Bu yüzden Olympiakos karşısında takım arkadaşlarından çok daha fazla efor sarfetmeni istiyorum. Taraftarımızı S.Bükreş maçında üzmüştük. UEFA Kupası’nda gruptan çıkmak istiyorsak sahamızdaki maçlarımızı mutlaka kazanmalıyız” dediği kaydedildi.
Olympiakos maçında tüm biletlerin satıldığı haberiyle moral bulan G.Saray yönetiminden Haldun Üstünel’in de Lincoln’e “2 ülke arasında tatlı bir rekabet var. Olympiakos’u 5 yıl önce de devirmiştik. Senin de yer aldığın bu kadro karşısında şimdi hiç şansları yok” dediği gelen haberler arasında.
Ülkemizi UEFA Kupası’nda temsil eden Galatasaray, B Grubu ilk hafta maçında Yunanistan’ın güçlü ekiplerinden Olympiakos ile karşı karşıya geliyor. Ali Sami Yen Stadı’nda saat 21:15′te başlayacak mücadeleyi İspanya Futbol Federasyonu’ndan Eduardo Iturralde Gonzalez yönetecek. Gonzalez’in yardımcılıklarını Juan Carlos Yuste Jimenez ve Jon Nunez Fernandez yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Javier Turienzo Alvarez. Bu karşılaşmayı Sporx Canlı Anlatım Servisi’nden an be an takip edebilirsiniz.
Galatasaray’da uzun süredir sakatlıkları bulunan Linderoth, Emre Güngör, Mehmet Topal, Barış, Serkan ve Uğur Uçar bu karşılaşmada da takımlarındaki yerlerini alamayacak. Temsilcimizde bu eksiklerin yanı sıra hafta içinde yapılan idmanda sakatlanan Hasan Şaş ve Aydın Yılmaz da bu maçın kadrosunda olmayacak.
Yunan ekibinde de eksik oyuncuların çokluğu dikkat çekiyor. Olympiakos’ta Geraldo Leanordo, Raul Bravo, Ieroklis Stoltidis, Dudu Cearense, Mirres Sisic, Luis Santo Diogo, Predrag Djordjevic ve Kyriakos Papadopoulos sakatlıkları nedeniyle bu karşılaşmada takım arkadaşlarını yalnız bırakacak.
GALATASARAY
De Sanctis
Sabri
Emre Aşık
Servet
Hakan Balta
Arda
Meira
Ayhan
Kewell
Lincoln
Baros
OLYMPİAKOS
Nikopolidis
Papadopoulos
Antzas
Pantos
Domi
Torosidis
Patsatzoglou
Leto
Galletti
Kovacevic
Belluschi
STAT: Ali Sami Yen
SAAT: 21:15
HAKEM: Eduardo Iturralde Gonzalez
YAYIN: D-Smart ve SPORX CANLI ANLATIM SERVİSİ
G.SARAY 212. RANDEVUDA
UEFA Kupası 2. tur (B) Grubu ilk hafta maçında Yunanistan’ın Olympiakos takımını konuk edecek Galatasaray, Avrupa kupalarındaki 212. karşılaşmasına çıkacak.
Sarı-kırmızılılar, bugüne kadar Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ile Şampiyonlar Ligi’nde 133, UEFA Kupası’nda 45, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda 32 ve Avrupa Süper Kupa’da da 1 kez olmak üzere, Avrupa kupalarında toplam 211 maç oynadı.
2000 yılında UEFA Kupası ve Avrupa Süper Kupası’nı müzesine götürerek tarih yazan Galatasaray, geride kalan 211 Avrupa Kupası maçında 77 galibiyet ve 81 yenilgi alırken, 53 karşılaşmada ise eşitliği bozamadı.
Bu karşılaşmalarda rakip filelere toplam 280 gol göndermeyi başaran ”Cim Bom”, kalesinde ise 313 gole engel olamadı.
CİM BOM’UN UEFA MACERASI
Galatasaray, tarihindeki en önemli başarılardan birini kazandığı UEFA Kupası’nda, bugün, 2. tur (B) Grubu ilk maçında, Yunanistan’ın Olympiakos takımı karşısında 46. randevusuna çıkacak.
İsviçre’nin Bellinzona ekibini deplasmanda 4-3, sahasında da 2-1 yenerek UEFA Kupası’nda gruplara kalan sarı-kırmızılılar, UEFA Kupası’nda gruplarda yapacağı ilk karşılaşmayı kazanarak iyi bir başlangıç yapmayı hedefliyor.
UEFA Kupası’ndaki ilk karşılaşmasını 1975-76 sezonunda Avusturya’nın Rapid Wien takımıyla 1. turda eşleşerek yapan Galatasaray, tarihinde toplam 45 kez bu kupada sahaya çıkarken, bu karşılaşmalarda 16 galibiyet, 13 beraberlik ve 16 da yenilgi aldı. Sarı-kırmızılı takım, UEFA Kupası maçlarında rakip fileleri 62 kez havalandırmayı başarırken, kalesinde ise 68 gole engel olamadı.
Welcome to Blogsporx.com. This is your first post. Edit or delete it, then start blogging!